Geçenlerde Prof. Dr. Üstün Dökmen'in Küçük Şeyler adlı kitabında ekmeğe verdiğimiz değeri insana vermediğimizi belirtmişti. O yazıyı okuduktan sonra iyicene bi düşündüm; adam haklı lan!
Cuma günü yemekhanede tıkınırken önümde oturan arkadaşım ekmeğini kağıdıyla beraber yiyor idi. Ben de uyardım ve aldığım tepki "Kağıdı ekmekten çıkarmak günah kızım üstünde kırıntılar var çöpe atıyosun yersen ölmezsin ya.." Buraya kadar güzel. "E tepsiye de bi sürü kırıntılar dökülmüş onları da döküyosuun?" Aldığım cevap: "Onları yiyenler de var kızııım.." Eee? Önündeki dolu dolu tabakları gösterdim "Bunları niye yemedin bunlar da nimet değil mi?" Gıcığım biliyorum ama aldığım tepki daha gıcık: "Çok doydum kızım hem onlarla ekmek bir mi?" Hadi canııım... Ben kendimi tuttum ve dedim ki "Az önce bağırdığın çocuğa niye ekmeğe davrandığın kadar saygılı davranmadın?" "Ya kızım salak mısın insan nimet mi?!"
Biz yeri geldiğinde, Üstün hocamızın da bahsettiği gibi, ekmeğe pek değer veririz; hatta yere düşünce alırız öperiz, başımıza koyar taklalar atarız sonra gider ekmeği düşüren çocuğa 2 tane çakarız. Tabi demiyorum ki ekmeği atın yere bir şey olmaz ya da yere düşen birini alın öpün kafanıza koyun. Sadece soruyorum niye insana değer verilmiyor? Herkes kendi doğrularıyla başkasının canını yakmayı çok seviyor?
Bir şey savunma derdinde değilim, sadece soruyorum. Kimlerden güzel yanıtlar gelir acabaa? Blogumu okuyan zaten bi gıdım kişi ben bunu birkaç kişiye daha sorayım bakalım bakalım :D Deli diye kovalarlar heralde eheh.
İnsan felsefe dersinde 22-bilemedin 18 falan- kişilik dersi dinleme ve düşünmek zorunda olduğu için arada bi böyle yazılar görmeniz normal. Sıkmayın canınızı e mi?
Alın size pumpkin bread~
insan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
insan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Mayıs 2011 Pazartesi
28 Nisan 2011 Perşembe
İnsan mısın sen?
Rüyasında insan olduğunu gören bir kelebek miyim? Ya da odamın içine bir kelebek mi girdi? Ne işin var oğlum burda. Kışt hadi kışt.
Sms'im bitti zaten mutsuzum umutsuzum. Kendimi elmaya vermişim, karnım da ağrıyo. Bir de salak insanlarla uğraşmak zorunda kalıyorum. Bir insan kendini niye sorgulamaz ki? Niye hatayı hep başkalarında arar? Nedir bu ego nedir bu.. ııı.. şey.. ıımm.. o yea!
Arkadaşın teki içini dökmüştü(!) geçenlerde. Dert anlatmak da değil aslında küs olduğu insanı aşağılayarak kendisinin madur olduğu bir hikaye anlattı. Başta yedik aslında da sonra düşündüm şimdi şikayet ettiği varlığı dinlesek o da tam tersi bir hikaye anlatacak. Ve hikayenin teması aslında - evet, bildiniz!- kız/erkek meseleleri <3 Aşık olmuş denyolar. 1 hafta sonra terk edecekleri günde 3 kız idare eden biri için mahalle karıları gibi saldıracaklar birbirlerine hohohoyt. Aslında izlemesi zevkli oluyo lan hadi dalın birbirinize *-* Ben de profilimde yazdığı gibi yükseklerden bir yerden çekirdek çıtlatarak izleyeceğim sizi ve zevk alacağım bundan, evet!
Aşk bu kadar basit bir şey mi? Ben cevabı bilmiyorum beyim bilir :P de gerçekten o kadar basit mi ki? Yandaki kahve gibi içiyosun böyle sonra bitiyor mu? Arkadaşlar konuşurken azıcık kulak misafiri oldum-ayy biliyorum çok ayııp ama napiiim da-ya-na-ma-dım! neyse konumuza dönelim..- biri 2 kız birden idare eden bir çocuğun dramını anlatırken arkadan biri sözünü kesiyor ve diyor ki:"Delikanlı çocukmuş!" yek yea.. sie lan ordan o.O" Bir de bunları adamdan sayıyorlarmış meğer! Çağın gerisinde kalmışım resmen o şet.Tabi kimseye demiyorum kimseyle çıkmayın, evde oturun örgü örün, kadın programları izleyin ve İzdivaç'taki adayları gözden geçirin. Ama en azından bokunu çıkarmayın :D Kavak Yelleri gibi herkes birbirinin eskisi olmasın lan, ayıp lan.
Neyse bu kadar nasihat yeter, içimi döktüm rahatladım eheh. Bir sonrakinde tekrar fok balıklarının yalnızlığı hakkında konuşacağız bizden ayrılmayın, baay!
Etiketler:
aşk,
insan,
kahve,
kavak yelleri,
kırmızı şemsiye,
kulak misafiri
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


