Anlık bir gazla animeler hakkında da yazasım geldi nedense. Heralde en iyi yaptığım şeylerden biri anime izlemek olduğu için olsa gerek.-başka iyi yaptığım bi şey var mı ki? neyse..-
Bu yaz izlemek istediğim animeler listesi tıkıtık.Sağdaki score şeysine tıklayın ve 9 ile 7.30 arasında animeler var ya heh onların en azından yarısını bitirmek istiyorum canlarım. Ama önce napmalıyım? -bildiniz- Elimdekileri bi-tir-me-li-yiiim! Elimde 30 küsür anime var lan o.o Ongoingleri geçtim diğerleri niye hala erimedi bilemedim şimdi. Bu yaz izlemek istediğim filmler de var bakalım nolacak. Mangaya ağırlık vereceğim bu yaz diyodum ama bakalım nolacak. Elimdeki animeleri verdiğim puana göre yazarım bi ara tavsiye isteyen olursa-mesela micchiiin :P- yardımcı olur heralde u.u
27 Haziran 2011 Pazartesi
Aah.. selam!
2 saattir boş boş bakıyorum bir şeyler yazmak için karar veremedim ne yazsam en iyisi başlayayım o kendiliğinden gelir. Bloga bakıp bakıp hiç bir şey yazamadan çıkmak üzüyo tabi insanı, sorumluluk gibi mi görmeye başladım ne? Kaliteli şeyler yazmak lazım ama evde malak gibi uyuyorum değişik şeyler de olmuyor ki. Haa sehpaya çarptığım serçe parmağımın acısını içerecek kadar ezik şeyler de yazabilirim tabi ama önceki kayıtlarda paylaştığım aile resmi(!) yüzünden yeterince utanç içerisindeyim!!! :D Ne malız lan biz. Neyse öhöhöm~
Aslında şaka yaptım bütün gün uyumuyorum yatmadan önce 100 sayfa falan kitap da okuyorum nabeer. Tabi tek bi kitaba bağlı kalamadım hiç; 4 kitap birden okuyorum ehi. Hepsinin yarısına geldikten sonra tek bi tanesine ağırlık verdim şimdi; Nietzsche ağladığında-Irvin D. Yalom amcamız yazmış. Bu adamın Divan diye bi kitabı daha varmış onu da okumak isterim ama burada hiç bir zaman istediğim kitapları bulamadım ki! Her yerde aynı kitapları görmek iğrenç bi duygu. Bi de Angela Livingstone un Salomé adlı kitabını merak ettim nitekim o kadının özgüveni beni sinir etmeye başladı, ders mi almalıyım acaba? yok canım..
Bi de kendime liste yaptım bu yaz yapacaklarım diye, eğer bi tanesine bile uymazsam kışın dondurma yimememe cezası koydum kendime *eheh*. 10 madde mi ne var zaten ya ve inaanmayacaksınııızzz maddelerin içinde ders çalışmak da vaaar! Şaka gibi dimii? Sınav çocuğuyuz ne de olsa.
Şimdilik bu kadar aklıma yazacak başka bir şey gelmiyor. Sürekli yanında not defteri bulundurmak iyi fikir. Hatta günlük tutmaya başlayabilirim.
"Sevgili günlük, bugün 12 saat uyudum sabah elma yedim okkibbye."
Bi de şimdi farkettim ben ne zamandır resim çizmiyorum yahu! Şimdi kalemimi kağıdımı kuşanıp bir şeyler karalamaya çalışayım. Bakalım neler neler çıkacak..
Aslında şaka yaptım bütün gün uyumuyorum yatmadan önce 100 sayfa falan kitap da okuyorum nabeer. Tabi tek bi kitaba bağlı kalamadım hiç; 4 kitap birden okuyorum ehi. Hepsinin yarısına geldikten sonra tek bi tanesine ağırlık verdim şimdi; Nietzsche ağladığında-Irvin D. Yalom amcamız yazmış. Bu adamın Divan diye bi kitabı daha varmış onu da okumak isterim ama burada hiç bir zaman istediğim kitapları bulamadım ki! Her yerde aynı kitapları görmek iğrenç bi duygu. Bi de Angela Livingstone un Salomé adlı kitabını merak ettim nitekim o kadının özgüveni beni sinir etmeye başladı, ders mi almalıyım acaba? yok canım..
Bi de kendime liste yaptım bu yaz yapacaklarım diye, eğer bi tanesine bile uymazsam kışın dondurma yimememe cezası koydum kendime *eheh*. 10 madde mi ne var zaten ya ve inaanmayacaksınııızzz maddelerin içinde ders çalışmak da vaaar! Şaka gibi dimii? Sınav çocuğuyuz ne de olsa.
Şimdilik bu kadar aklıma yazacak başka bir şey gelmiyor. Sürekli yanında not defteri bulundurmak iyi fikir. Hatta günlük tutmaya başlayabilirim.
"Sevgili günlük, bugün 12 saat uyudum sabah elma yedim okkibbye."
Bi de şimdi farkettim ben ne zamandır resim çizmiyorum yahu! Şimdi kalemimi kağıdımı kuşanıp bir şeyler karalamaya çalışayım. Bakalım neler neler çıkacak..
30 Mayıs 2011 Pazartesi
Ekmek mi? İnsan mı?
Geçenlerde Prof. Dr. Üstün Dökmen'in Küçük Şeyler adlı kitabında ekmeğe verdiğimiz değeri insana vermediğimizi belirtmişti. O yazıyı okuduktan sonra iyicene bi düşündüm; adam haklı lan!
Cuma günü yemekhanede tıkınırken önümde oturan arkadaşım ekmeğini kağıdıyla beraber yiyor idi. Ben de uyardım ve aldığım tepki "Kağıdı ekmekten çıkarmak günah kızım üstünde kırıntılar var çöpe atıyosun yersen ölmezsin ya.." Buraya kadar güzel. "E tepsiye de bi sürü kırıntılar dökülmüş onları da döküyosuun?" Aldığım cevap: "Onları yiyenler de var kızııım.." Eee? Önündeki dolu dolu tabakları gösterdim "Bunları niye yemedin bunlar da nimet değil mi?" Gıcığım biliyorum ama aldığım tepki daha gıcık: "Çok doydum kızım hem onlarla ekmek bir mi?" Hadi canııım... Ben kendimi tuttum ve dedim ki "Az önce bağırdığın çocuğa niye ekmeğe davrandığın kadar saygılı davranmadın?" "Ya kızım salak mısın insan nimet mi?!"
Biz yeri geldiğinde, Üstün hocamızın da bahsettiği gibi, ekmeğe pek değer veririz; hatta yere düşünce alırız öperiz, başımıza koyar taklalar atarız sonra gider ekmeği düşüren çocuğa 2 tane çakarız. Tabi demiyorum ki ekmeği atın yere bir şey olmaz ya da yere düşen birini alın öpün kafanıza koyun. Sadece soruyorum niye insana değer verilmiyor? Herkes kendi doğrularıyla başkasının canını yakmayı çok seviyor?
Bir şey savunma derdinde değilim, sadece soruyorum. Kimlerden güzel yanıtlar gelir acabaa? Blogumu okuyan zaten bi gıdım kişi ben bunu birkaç kişiye daha sorayım bakalım bakalım :D Deli diye kovalarlar heralde eheh.
İnsan felsefe dersinde 22-bilemedin 18 falan- kişilik dersi dinleme ve düşünmek zorunda olduğu için arada bi böyle yazılar görmeniz normal. Sıkmayın canınızı e mi?
Alın size pumpkin bread~
Cuma günü yemekhanede tıkınırken önümde oturan arkadaşım ekmeğini kağıdıyla beraber yiyor idi. Ben de uyardım ve aldığım tepki "Kağıdı ekmekten çıkarmak günah kızım üstünde kırıntılar var çöpe atıyosun yersen ölmezsin ya.." Buraya kadar güzel. "E tepsiye de bi sürü kırıntılar dökülmüş onları da döküyosuun?" Aldığım cevap: "Onları yiyenler de var kızııım.." Eee? Önündeki dolu dolu tabakları gösterdim "Bunları niye yemedin bunlar da nimet değil mi?" Gıcığım biliyorum ama aldığım tepki daha gıcık: "Çok doydum kızım hem onlarla ekmek bir mi?" Hadi canııım... Ben kendimi tuttum ve dedim ki "Az önce bağırdığın çocuğa niye ekmeğe davrandığın kadar saygılı davranmadın?" "Ya kızım salak mısın insan nimet mi?!"
Biz yeri geldiğinde, Üstün hocamızın da bahsettiği gibi, ekmeğe pek değer veririz; hatta yere düşünce alırız öperiz, başımıza koyar taklalar atarız sonra gider ekmeği düşüren çocuğa 2 tane çakarız. Tabi demiyorum ki ekmeği atın yere bir şey olmaz ya da yere düşen birini alın öpün kafanıza koyun. Sadece soruyorum niye insana değer verilmiyor? Herkes kendi doğrularıyla başkasının canını yakmayı çok seviyor?
Bir şey savunma derdinde değilim, sadece soruyorum. Kimlerden güzel yanıtlar gelir acabaa? Blogumu okuyan zaten bi gıdım kişi ben bunu birkaç kişiye daha sorayım bakalım bakalım :D Deli diye kovalarlar heralde eheh.
İnsan felsefe dersinde 22-bilemedin 18 falan- kişilik dersi dinleme ve düşünmek zorunda olduğu için arada bi böyle yazılar görmeniz normal. Sıkmayın canınızı e mi?
Alın size pumpkin bread~
28 Mayıs 2011 Cumartesi
Satoshi Kon sen ne süper adamsın!
Satoshi Kon'u bilmeyeniniz yoktur heralde? Bilmeyenleri şuraya veya şuraya gönderelim bilenlerle devam edelim.
Sınavlarımız şu aralar çok yoğun olduğundan anime izlemeye pek vakit olmuyo malumunuz. Yok be çalışan kısım ben değilim kardeşim, animeleri beraber izlediğimiz için onun yüzünden ben de izleyemiyorum; kendim izlediğim animeleri de izleyemiyorum çünkümüne ders anlattırıyor bana yine vakit yok. Kendime kalan kısmı da başka şeylere ayırıyorum genelde.
Bu sıkışıklığın arasında uzun anime izlemek zorlaşıyor haliyle ben de ya kısa serilere ya da anime filmlerine yöneliyorum ve başlıktan da anlayacağınız gibi Satoshi Koncu takılıyorum bu aralar.
İlk izlediğim filmi Perfect Blue idi. Çok da bayılmamıştım ama izlerken bayağı gerilmiştim. Sonrasında Paprika'yı izledim ve bunda kelimenin tam anlamıyla bayıldım, çok sevdim, çok beğendim! Hatta işi biraz abartıp kendimi Paprikaya benzetmeye başladım. Benziyorum ama dimi? Bi saçları kızıla boyamak kaldı yani o dereceyiz.
Sonra sırasıyla Milennium Actress ve Tokyo Godfathers'ı izledim; Milennium Actress çok güzeldi Tokyo Godfathers çok eğlenceliydi. Sırada Memories var eminim o da çok güzeldir :3
Şimdi Satoshi izliyorsun da Miyazaki'yi de izle diyenler için söyleyeyim merak etmeyin kuzucuklarım Miyazaki'nin bütün filmlerini izledim zaten :3 Hepsini de ayrı ayrı severim.
Sıra başka filmler bulmakta, bakalım bakalım neler varmış?
Kapanışı da Paprika-Mediational Field ile yapalım~ Çok seviyorum bu ost i *-*
Sınavlarımız şu aralar çok yoğun olduğundan anime izlemeye pek vakit olmuyo malumunuz. Yok be çalışan kısım ben değilim kardeşim, animeleri beraber izlediğimiz için onun yüzünden ben de izleyemiyorum; kendim izlediğim animeleri de izleyemiyorum çünkümüne ders anlattırıyor bana yine vakit yok. Kendime kalan kısmı da başka şeylere ayırıyorum genelde.
Bu sıkışıklığın arasında uzun anime izlemek zorlaşıyor haliyle ben de ya kısa serilere ya da anime filmlerine yöneliyorum ve başlıktan da anlayacağınız gibi Satoshi Koncu takılıyorum bu aralar.
İlk izlediğim filmi Perfect Blue idi. Çok da bayılmamıştım ama izlerken bayağı gerilmiştim. Sonrasında Paprika'yı izledim ve bunda kelimenin tam anlamıyla bayıldım, çok sevdim, çok beğendim! Hatta işi biraz abartıp kendimi Paprikaya benzetmeye başladım. Benziyorum ama dimi? Bi saçları kızıla boyamak kaldı yani o dereceyiz.
Sonra sırasıyla Milennium Actress ve Tokyo Godfathers'ı izledim; Milennium Actress çok güzeldi Tokyo Godfathers çok eğlenceliydi. Sırada Memories var eminim o da çok güzeldir :3
Şimdi Satoshi izliyorsun da Miyazaki'yi de izle diyenler için söyleyeyim merak etmeyin kuzucuklarım Miyazaki'nin bütün filmlerini izledim zaten :3 Hepsini de ayrı ayrı severim.
Sıra başka filmler bulmakta, bakalım bakalım neler varmış?
Kapanışı da Paprika-Mediational Field ile yapalım~ Çok seviyorum bu ost i *-*
27 Mayıs 2011 Cuma
Benim neden yukatam yok eneee!
Yolun Neresindeyim bloguna arada bi bakıyodum ama izlemeyi nedense akıl edememişim. Kısmet çekilişeymiş kazanana yukata veriliyormuş~ Yukatanın tipi pek benlik değil açıkçası şöyle Enma Ai'nin kimonosu gibi bir şey olsa ya da beyaz çiçekli mavi yukatalardan falan olsun gelsin canımı yesin. Sevimli biri olmadığımı biliyorum ve bu yüzden bu tuzağa da düşmeyeceğim taam mı! Diyemeyeceğim malesef o yukatayı istemiyor değilim hee, mezuniyette falan bi yukatayla ortalıkta dolaşacağım zaten :D
Bi de şu online alışveriş işini halledebileydim iyidi. Teknolojide neyse de kozmetik için kandıramıyorum bizimkileri ühü ühü.. Bi parfüm bile alamıyorum Avon'un buram buram alkol kokan parfümlerine kalmışım.. Çok acıklı Q__Q Bu taşrada ihtiyacım olan şeyleri bulamıyorum kiii!..
Toplaşın bana bi kimono alın taam mı? Doğum günüme de ne kaldı şurada *-* 3 ay ya kaldı ya kalmadı *ehe* Olmadı Paprika'nın kıyafetlerini hediye edin bir de sprey boya bulun cosplay yapacağım çok özendim <3
Bi de şu online alışveriş işini halledebileydim iyidi. Teknolojide neyse de kozmetik için kandıramıyorum bizimkileri ühü ühü.. Bi parfüm bile alamıyorum Avon'un buram buram alkol kokan parfümlerine kalmışım.. Çok acıklı Q__Q Bu taşrada ihtiyacım olan şeyleri bulamıyorum kiii!..
Toplaşın bana bi kimono alın taam mı? Doğum günüme de ne kaldı şurada *-* 3 ay ya kaldı ya kalmadı *ehe* Olmadı Paprika'nın kıyafetlerini hediye edin bir de sprey boya bulun cosplay yapacağım çok özendim <3
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





